Dolar : Alış : 7.3797 / Satış : 7.3930
Euro : Alış : 8.9778 / Satış : 8.9939
HAVA DURUMU
hava durumu

Bitlis1°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 12 Kategoride 709 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Hiç Bir Şekilde Ayrıştırma Yapmadan Herkesi Kucaklayan Bir Yönetim Anlayışı Benimseyeceğiz

23 Kasım 2020 - 3.005 kez okunmuş
Ana Sayfa » Adilcevaz»Hiç Bir Şekilde Ayrıştırma Yapmadan Herkesi Kucaklayan Bir Yönetim Anlayışı Benimseyeceğiz
Hiç Bir Şekilde Ayrıştırma Yapmadan  Herkesi Kucaklayan Bir  Yönetim Anlayışı Benimseyeceğiz

Parti programı çerçevesinde Bitlis’ egelen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu;Şehit Aileleri,Kanaat Önderleri, STK Temsilcileri ve Basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi.
Kahvaltı Programının ardından katılımcılara hitap eden Davutoğlu Partimizi kurarken en önemli gördüğümüz konu ayrımcılığa ve ayrıştırmaya karşı dik durmaktı.Yaptığımız çalışmalarla da bu yönde ilerliyoruz diyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü.Öncelikle hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.Allah’ın selamı,rahmeti ve mağfireti hepimizin üzerine olsun.Biliyorsunuz ki Dünya olarak çok zor bir süreçten geçiyoruz.Pandemi sürecinin vatandaşlarımızı ve en çokta esnaf kardeşlerimizi nasıl rahatsız ettiğini görüyoruz.
Biraz önce sizlere hitaba başlamadan önce masadaki Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileriyle görüştüm.Sıkıntıların neler olduğunu halkla iç içe olduğum için genel anlamda biliyorum ve sizlerden gelen öneriler de hep duyduğumuz şeylerdi.
Herkes özgürlük diyor,herkes dışlanmadığımız ötekileştirilmediğimiz bir Türkiye istiyor.Herkes adalet diyor ve herkes insan onuruna yakışır bir ekonomik seviye talep ediyor.
Baktığımızda son 4-5 yıl içinde bütün Dünya’da genel bir otoriteleşme eğilimi ile karşı karşıyayız.Özellikle ABD’de Trump’ın iş başına gelmesiyle birlikte bu otoriteleşme kürsel bir saldırı altına aldı herkesi.
Türkiye’de de 15Temmuz’dan sonra özellikle Bütün Türkiye’de yaygın bir şekilde Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtikten sonra tek kişi yönetiminin yaygınlaşması yasamanın,yürütmenin ve yargının tek bir mekezde toplanmasıyla insanların bir müddet sonra nefes alacakları alanın daraldığı bir süreç yaşıyoruz.
Bu ortam içinde son 1 ay içindeki gelişmeleri hepinizin takip ettiğini düşünüyorum.Bizim Gelecek Partisi olarak düşüncemiz şudur;Halktan kopuk olan hiçbir siyasi hareket başarılı olamaz.
Baştarafı 1’de
Halkla,Sivil Toplumla Türkiye’nin her Köşesi ile buluşamayan siyasi, idari hareketler bir müddet sonra halktanda kopar.Bu sebeple Gelecek Partisi kurulduktan sonra Türkiye sathında çok süratle örgütlenme çalışmaları içine girdik ve Türkiye’nin her yerinde bu çalışmalar neticesinde siyasi tarihimizde az görülebilir 44-45 ilde kongremizi tamamlayıp büyük kongre hakkını kazandık.Ve 1 Kasımda Büyük Kongremizi yaptık.1 Kasımdan bu yana gerek dünyada gerek ülkemizde çok önemli gelişmeler yaşandı.
Gelecek partisi olarak nasıl bir dünya özlediğimizi ve nasıl bir Türkiye özlediğimizi ve bu Türkiye resmi içinde özellikle de Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde nasıl bir rol biçtiğimizi,nasıl bir konum tayin ettiğimizi ve ayrıştırmadan,ötekileştirmeden nasıl bir siyasal sistem özlediğimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Kongremizden tam bir hafta sonra Türkiye’yi tam bir ekonomik felakete sürüklemiş olan ve Türk Lirasının değerini puldan daha değersiz hale getirmiş olan Hazine ve Maliye Bakanı istifa etti.İstifası dahi devlet kültüründe tam bir felaket skandaldı.
Türkiye’deki otoriteleşme eğilimi 2016’da Yüzde 49’5 oy almış olan bir Başbakan ve Hükümetine karşı parti içinde yapılan bir darbeyle demokrasi sekteye uğradı.Şimdi o kabineden 4 arkadaşımıza görev verildi.
Karardan hemen sonra sayın Cumhurbaşkanı reformdan bahsetmeye başladı.Unuttuğu demokrasiden,Avrupa Birliğinden bahsetmeye başladı.
Dün Sayın Cumhurbaşkanının bir ifadesi daha oldu,”İstikametimiz Avrupa Birliği,Yönelişimiz Avrupa Birliği” daha iki sene önce Avrupa’ya dönük olarak neredeyse savaş ilanına benzer şekilde gerilim yaşayan ve bütün batıyı karşısına alıp konuşan Cumhurbaşkanı Avrupa Birliğine girmek istediğini dile getiriyor.2016’da biz Avrupa Birliği ile vize muafiyeti anlaşması yapmıştık.
Bitlis’li kardeşlerim Avrupa Birliği’ne vizesiz gireceklerdi.Gümrük Birliği revize edilecekti ve Türk Ekonimisinin ufku açılacaktı.
4 Yıl önce Avrupa Birliğiyle bu ilişkileri sürdürğümüz için neredeyse bizi Ajanlıkla suçlayan sosyal medya çetesi bugün hala itibar görüyor.
Arkadaşlar Herşeyden önce inandırıcılık ve güven şarttır.Ülke yönetenlerin her sabah kalktıklarında Bir Önceki gün söylediklerini tekzib eden şeyler söyledikleri zaman bu ülkede güven kalmaz.
Eğer Dünya’da otoriteleşme eğiliminin yerini demokratikleşme dalgası alacaksa bu ne Biden’ın iktidara gelmesi sebebiyle olur ne de Avrupa birliği sebebiyle olur.
İnsanlık onurunu savunan siyasi liderlerle, siyasi hareketlerle olur.
Bugün buradan Sayın Cumhurbaşkanına tekrar sesleniyorum, Türkiye’yi bir gün Rusya ertesi gün Avrupa Birliği, Bir gün Çin Başka Bir gün Amerika Birleşik Devletlerine savrulan bir ülke olma konumuna düşürmek bir acziyetin ifadesidir.
Türkiye kendi yönelişini tespit etmeli,İstikametini net çizmeli ve Dünya’da ki bütün milletlerle iyi ilişkiler içine girmelidir.
Evet biz her zaman bunu savunduk. Ülkemizde yaşayan bütün vatandaşımız Avrupa standardını ve demokrasiyi hak ediyor.Bizler bunun mücadelesini veriyoruz v vermeye de devam edeceğiz.
Bu Bölgeye Gelirken Hem Mutlu Oluyorum Hem Hüzünleniyorum
Doğu ve Güneydoğu ya gelirken hem çok ayrı bir mutluluk kaplar içimi hem de hüzün.Gençleriimizi görüyorum geleceğimizi görüyorum mutlu oluyorum. Ama buradaki işsizliği gördüğüm zaman bu gençlerin başka eylemlere yönelmesinden de ayrı bir hüzün duyuyorum
Hendek Siyasetine Her Zaman Karşı Çıktık
Bizler ne olursal olsun Adaletten yana olacağız.Kim olursa olsun suçu kesinleşmemişse tutulu yargılanmasına karşı çıkacağız.Türkiye İki K rejiminden hep çekmiştir.Biri Kandil’in K’sı Biri de Kayyım’ın K’sı.
İkisine de karşıyız.Ne bırakırız gençlerimiz kandırılıp dağa götürülsün,şehirlerimizde hendekler kazılsın,terörizme sonuna kadar şiddetle karşı çıkıyoruz.
Ama aynı şekilde seçilen bir kişinin yerine kayyım atanmasına da karşı duruşumuz nettir.Eğer Bir Belediye Başkanı suç işlemişse o Belediye Meclisi içinde tekrar seçim yapılıp yerine seçilmiş bir başkan tekrar göreve devam etmesi gerekiyor.Bunu parti tüzüğümüzde de çalıştık.
Bu vesileyle bir kez daha yoğun katılımınızdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.Allah yar ve yardımcımız olsun.ifadelerini kullanarak sözlerine son verdi.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika